Kulakta sıvı birikmesi çocuklarda risk taşıyor

Çocuklarda sık rastlanan ancak ağrı yapmadığı için ebeveynlerin gözünden kaçabilen orta kulakta sıvı birikmesinin, kalıcı işitme kayıplarına ve gelişim geriliğine neden olabileceğini söyleyen Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Elşen Mehmetoğlu, “Tedavi edilmeyen sıvı birikmesi cerrahi müdahale gerektirilebilir” dedi.

Çocukluk çağında sık rastlanan ancak çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen orta kulak hastalıkları, kalıcı sorunlara yol açabiliyor. Özellikle ağrı yapmadan seyreden orta kulakta sıvı birikmesi(efüzyonlu otitis media), çocukların işitme ve gelişim sürecini olumsuz etkileyebiliyor. Medipol Üniversitesi Esenler Hastanesi’nden Op. Dr. Elşen Mehmetoğlu, hastalığın nedenleri, belirtileri ve tedavi süreci hakkında önemli bilgiler paylaştı.

Sigara dumanına maruz kalmak büyük risk

Kulağın dış, orta ve iç kulak olmak üzere üç bölümden oluştuğunu belirten Dr. Mehmetoğlu, orta kulakta sıvı birikmesinin bu bölümde gelişen bir rahatsızlık olduğunu ifade etti.

Orta kulağın genizle bağlantısını sağlayan östaki borusunun hastalıkta kritik bir rol oynadığını vurgulayan Mehmetoğlu, “Çocuklarda östaki borusu erişkinlere göre daha kısa ve daha yataydır. Bu anatomik yapı orta kulakta sıvı birikmesini kolaylaştırır” dedi.

Hastalığın nedenleri arasında sık geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonları, daha önce yaşanan kulak enfeksiyonları, büyümüş geniz eti ve mide içeriğinin yukarı kaçması olarak bilinen reflünün yer aldığını belirten Mehmetoğlu, özellikle kış aylarında vakaların daha sık görüldüğünü söyledi.

Sigara dumanına maruz kalmanın da önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Mehmetoğlu, aileleri bu konuda daha duyarlı olmaya çağırdı.

Ders başarılarında düşüşler meydana geliyor

Orta kulakta sıvı birikmesinin en belirgin belirtisinin işitme kaybı olduğunu vurgulayan Dr. Mehmetoğlu, “Bu durum çocuklarda konuşma ve dil gelişimini geciktirebilir. İşitmenin azalmasına bağlı olarak okul çağındaki çocuklarda ders başarısında düşüş ve davranışsal sorunlar görülebilir. Hastalık çoğu zaman ağrıya neden olmadığı için aileler tarafından geç fark edilebiliyor” dedi.

Tanının çoğunlukla kulak muayenesiyle konulduğunu belirten Mehmetoğlu, tedavi sürecine ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Genellikle 10 günlük antibiyotik tedavisi yeterli oluyor. Ancak geçmeyen durumlarda antibiyotik kullanımını uzatmanın faydasının olmadığı çalışmalarla gösterilmiştir. Özellikle viral enfeksiyonlara bağlı vakalarda antibiyotik başlanmasına gerek yoktur.”

Orta kulakta sıvı birikmesine alerjik bir durumun da eşlik etmesi halinde tedavide antihistaminik ilaçlar, dekonjestanlar ve steroid içerikli burun spreylerinin kullanılabildiğini ifade etti.

Orta kulak sıvısında ne zaman ameliyat gerekir?

Medikal tedaviye rağmen sıvının uzun süre devam ettiği, işitme kaybının arttığı ve kulak zarında yapısal değişikliklerin başladığı hastalarda cerrahi tedavinin gündeme geldiğini belirten Dr. Mehmetoğlu, bu durumda kulak zarına ventilasyon tüpü yerleştirildiğini ifade etti. Kısa süren ve genel anestezi altında yapılan bu işlemin, çocukların işitme ve gelişim sürecini korumada önemli rol oynadığını söyledi.

Kaynak: Kardeş Haber Kanalı https://radarhabermedya.com/

Düzenleme: 11 Mart 2026 17.06

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir