13.03.2026 15:29
Antalya’nın Side Yarımadası, sadece bir tatil beldesi değil, aynı zamanda Anadolu arkeolojisinin görkemli açık hava müzelerinden biri. MÖ 7. yüzyıldan itibaren Pamphylia bölgesinin önemli liman kentlerinden olan Side’de, antik kent ve modern yaşam bir arada sürüyor. Ziyaretçiler hem deniz kenarında dinlenip kafelerde vakit geçirebilir hem de MüzeKart ile agora, tiyatro, Artemis ve Apollon tapınaklarını gezebilirler.
Arif Müfid Mansel Arkeoloji Müzesi
Geçen yıl tadilatı tamamlanan ve Side Müzesi yerine açılan Arif Müfid Mansel Arkeoloji Müzesi, klasik filolog ve arkeolog Prof. Dr. Arif Müfid Mansel’in adını taşıyor. 1905 doğumlu Mansel, Berlin Üniversitesi’nde aldığı eğitimle Türkiye’nin ilk “klasik arkeoloğu” unvanını aldı ve Side’deki kazılara ömür boyu adadı. Mansel, Sidece yazıtları çözerek, antik dönemde Anadolu halklarının yüksek bir yazı kültürüne sahip olduğunu ortaya koydu. Ayrıca Side’nin sadece Roma kenti olmadığını, Hitit-Luvi geleneğinin devamı olduğunu da kanıtladı.
Antik Mekanda Modern Sergi
Müze, MS 2. yüzyılda inşa edilen Roma Agora Hamamı’nın içinde yer alıyor. 1959-1961 yılları arasında Mansel ve asistanı Jale İnan tarafından restorasyonu yapılan yapı, Türkiye’de köy içinde kurulan ilk müze olma ve antik bir yapıyı müzeye dönüştürmenin öncüsü olma özelliğini taşıyor. Restorasyon sonrası mekan, antik hamamın orijinal bölümlerini kullanarak tematik bir müze deneyimi sunuyor.
Avlu: Side’nin kentsel dokusu ve kazı süreci anlatılıyor; sütun başlıkları, frizler ve Side Tiyatrosu’ndan parçalar sergileniyor.
Frigidarium – Tanrılar ve Kahramanlar Salonu: Ünlü Üç Güzeller (Kharitler) heykeli ve Sidece-Yunanca çift dilli yazıtlar öne çıkıyor. Artemis Adak Yazıtı, antik Sidece şahıs isimleri ve dini terminolojiyi günümüze taşıyor.
Sudatorium & Calidarium: Herakles ve Hermes heykelleri, devasa boyutlarıyla ziyaretçileri etkiliyor. Antinous heykeli, dönemin ihtişamını yansıtıyor.
Lahitler: Eros’lu lahit ve diğer lahitler, antik gömme geleneklerini, inanç sistemlerini ve toplumsal sınıf farklarını sergiliyor.
Nümismatik koleksiyon: Side’nin antik çağda bastığı nar figürlü gümüş sikkeler, kentin Akdeniz ticaretindeki rolünü ve ekonomik gücünü simgeliyor.
Prof. Dr. Arif Müfid Mansel’in 1975’teki vefatına kadar süren çalışmaları, Side’yi sadece bir turizm destinasyonu değil, aynı zamanda bilim ve sanat hafızası olarak yaşatan bir miras haline getirdi. Müze, tarihseverler ve klasik filologlar için eşsiz bir deneyim sunuyor.
Bu müze, antik Roma hamamının tarihini ve arkeolojik zenginliğini modern bir sergi anlayışıyla birleştirerek ziyaretçilerini zamanda bir yolculuğa çıkarıyor.
Kaynak:https://gazeteoksijen.com/yazarlar/pinar-celikel/sidenin-yeni-muzesi-bir-saygi-durusu-268579