Türkiye’de son dönemde yaşanan şiddet olayları, televizyon içeriklerini yeniden tartışmanın merkezine taşıdı. Özellikle kısa süre içinde yayımlanan çok sayıda dizi fragmanında silahlı sahnelerin yer alması, “Ekranlar şiddeti teşvik ediyor mu?” sorusunu gündeme getirdi. Konuya ilişkin farklı kesimlerden gelen açıklamalar ise tartışmanın çok boyutlu olduğunu ortaya koyuyor.
RTÜK’ten sert eleştiri
İlhan Taşcı, televizyon dizilerinde şiddetin giderek sıradanlaştırıldığı görüşünde. Özellikle bir bölümde çok sayıda kişinin öldürüldüğü sahnelerin normalleştirilmesine dikkat çeken Taşcı, bunun yalnızca özendirme meselesi olmadığını belirtiyor. Ona göre asıl tehlike, toplumda adalet duygusunun zedelenmesi ve şiddetin olağan bir unsur gibi sunulması.
Reklam dünyasından etik duruş
Tartışmanın ekonomik boyutu da dikkat çekici. Arda Öztaşkın, şiddeti teşvik eden içeriklere reklam vermeme kararı aldıklarını açıkladı. Bu yaklaşımın bir tercih değil, toplumsal sorumluluk olduğunu vurgulayan Öztaşkın, markaların içeriklerle kurduğu ilişkinin yeniden düşünülmesi gerektiğine işaret ediyor.
Yapımcılar: “Rekabet zorunlu kılıyor”
Dizi sektörünün önde gelen isimlerinden Fatih Aksoy ise eleştirilere temkinli yaklaşıyor. Uzun süreli bölümlerde izleyiciyi ekran başında tutmanın zorlaştığını belirten Aksoy, dramatik ve çarpıcı olayların bu noktada devreye girdiğini savunuyor. Ayrıca genç izleyicilerin artık televizyon yerine dijital platformlara yöneldiğini söyleyerek, sorunun kaynağının yalnızca televizyon olmadığını ifade ediyor.
Oyunculardan çağrı: “Sorumluluk almalıyız”
Usta oyuncu Menderes Samancılar ise sektöre içeriden bir eleştiri getiriyor. Şiddet içeren projelerde yer alınmaması gerektiğini savunan Samancılar, bu tür yapımların toplumsal etkisinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtiyor. Ona göre bu mesele yalnızca ticari değil, aynı zamanda vicdani bir sorumluluk.
Bilim ne söylüyor?
Araştırmalar, medyada yer alan şiddetin tek başına belirleyici olmadığını; ancak önemli bir risk faktörü oluşturduğunu ortaya koyuyor.
- Kısa vadede: Taklit davranışları tetikleyebiliyor
- Uzun vadede: Şiddete karşı duyarsızlaşma gelişebiliyor
Bu durum özellikle çocuklar ve ergenler açısından daha kritik bir hale geliyor.
Uzman görüşü: “Bağlam belirleyici”
Uzman Psikolog Nesli Zağlı, şiddet eğiliminin yalnızca izlenen içeriklerle açıklanamayacağını vurguluyor. Aile yapısı, sosyal çevre ve ekonomik koşullar gibi faktörlerin de büyük rol oynadığını belirten Zağlı, ebeveynlere önemli bir uyarıda bulunuyor:
Çocuklarla izledikleri içerikler hakkında konuşulmalı, duyguları sorulmalı ve yaş sınırlarının tek başına yeterli olmadığı unutulmamalı.
Tartışma sürecek gibi görünüyor
Televizyon dizilerinde şiddetin etkisi üzerine yürütülen bu tartışma, tek bir doğruya indirgenemeyecek kadar karmaşık. Ancak ortak görüş, içerik üreticilerinden izleyicilere kadar herkesin bu konuda daha bilinçli ve sorumlu davranması gerektiği yönünde.
Kaynak ve görsel: https://www.cumhuriyet.com.tr/yasam/sektor-ve-uzmanlar-degerlendirdi-televizyon-dizileri-siddeti-ozendiriyor-mu-2496461
Düzenleme: 19 Nisan 2026 23.35