
Ne harika yer burası!
Nereden buldun bu Datça’yı
Elimle koymuş gibi buldum
Can YÜCEL
Datça’nın Sessiz Tanıkları: İskele Yeni Mezarlığında Kültürel Bellek
Bir yerleşim yerinin kültürel dokusunu anlamanın yollarından biri, o yerin mezarlıklarını ziyaret etmektir. Mezarlıklar yalnızca defin alanları değil; inanç dünyasının, kimliklerin ve tarihsel sürekliliğin somutlaştığı mekânlardır. Datça’da bulunan İskele Yeni Mezarlığı da bu yönüyle dikkat çekici bir kültürel hafıza alanı niteliği taşımaktadır.
2024 yılında Datça’yı ziyaret ettiğimde, bölgede yaşayan Alevi Türkmen Tahtacı topluluğunun kültürel izlerini yerinde gözlemlemek ve aynı zamanda şair ve çevirmen Can Yücel’in mezarını ziyaret etmek amacıyla bu mezarlığa gittim. Gözlemlerim sırasında bazı mezar taşlarında sarık ve yazmaların bağlandığını, mezarların üzerine su kapları ve testiler bırakıldığını, bazı kabirlere şekilli tahta levhalar dikildiğini ve farklı inançlara mensup kişilere ait isimlerin bir arada bulunduğunu fark ettim. Bu unsurların anlamını araştırmak üzere literatüre yöneldiğimde, Araştırma Görevlisi Aslı Büyükokutan’ın Muğla yöresindeki Alevi Türkmenlerin ölümle ilgili inanç ve pratiklerini inceleyen çalışmasına ulaştım.
Tahtacıların Tarihsel Kökeni ve Ölüm Ritüelleri
Kaynaklara göre Tahtacılar, Moğol istilası sürecinde Orta Asya’dan Anadolu’ya göç eden ve Batı Anadolu’nun ormanlık alanlarına yerleşen Alevi Türkmen topluluklarıdır. Geçimlerini büyük ölçüde ağaç işçiliğiyle sağladıkları için “Ağaç-eri” olarak da anılmışlardır. Ölüm ve defin ritüelleri, bu topluluğun inanç dünyasına ilişkin önemli ipuçları sunmaktadır.
Muğla yöresindeki uygulamalara göre cenaze yıkandıktan sonra ölüye günlük kıyafetleri giydirilmekte, ardından kefenlenmektedir. Tahtacı topluluklarında cenaze namazını kıldırabilecek kişi sayısının azalması nedeniyle namaz çoğu zaman Sünni bir imam tarafından mezarlık içindeki musalla taşında kıldırılmaktadır. Önceden hazırlanan mezarın tabanına döşek serilmekte; doğu-batı yönünde kazılan mezarın batı kısmına yastık konulmaktadır. Cenaze, başı batıya gelecek şekilde ve kıbleye dönük olarak yan yatırılmaktadır. Mezarın baş ve ayak ucuna dikilen tahtalara “baş tahtası” adı verilmektedir. Geleneksel olarak batı yönündeki tahtaya ölenin kimlik bilgileri yazılırken, günümüzde mermer taşların tercih edildiği görülmektedir.

Kaz Ayağı, Sarık ve Yazmalar: Mezar Taşlarının Anlattıkları
Mezar Taşlarının Sembolizmi
Eski mezarlarda ayak ucundaki taşlarda “kaz ayağı” motifi yer almakta ve bu sembol mezarın Tahtacı kimliğini işaret etmektedir. Mezar taşlarına bağlanan sarık ya da yazmalar, ölen kişinin cinsiyetine göre değişmektedir. Evlilik çağına gelmiş ancak evlenemeden hayatını kaybeden gençlerin mezarlarına kırmızı bayrak; şehit mezarlarına ise Türk bayrağı dikildiği gözlemlenmektedir. Ayrıca mezar başlarında ay-yıldız motiflerine de rastlanmaktadır.
Mezarların yanına dikilen selvi, dut ve çeşitli meyve ağaçları, hem sembolik hem de çevresel bir anlam taşımaktadır. Mezarların susuz bırakılmaması gerektiğine dair inanç doğrultusunda, kabirlerin yanında su testisi ya da pet şişe bulundurulmaktadır. Bu uygulamalar, ölüm sonrası yaşam tasavvurunun gündelik pratiklere nasıl yansıdığını göstermektedir.
Hoşgörü Mekânı Olarak İskele Yeni Mezarlığı
İskele Yeni Mezarlığı’nı özgün kılan unsurlardan biri, farklı inanç ve kimliklere mensup kişilerin aynı alanda defnedilmiş olmasıdır. Bu yönüyle mezarlık, sembolik anlamda bir “hoşgörü alanı” niteliği taşımaktadır. Mezarlıkta yalnızca Alevi yurttaşlar değil, Sünni Müslümanlar ve gayrimüslimler de bulunmaktadır.
Burada medfun olan isimler arasında şair Can Yücel, Alman kökenli Datça sakini Peter Sprotte ve Jeff Evans yer almaktadır. Can Yücel’in babası, Köy Enstitülerinin kuruluşunda önemli rol oynayan eski Millî Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel’dir. Yücel, 1999 yılında yayımlanan eserinde “Mekânım Datça olsun” ifadesiyle buraya defnedilme arzusunu dile getirmiştir.
Heykeltıraş Mehmet Aksoy tarafından tasarlanan mezar taşı zaman içinde tahrip edilmiş; ancak daha sonra yeniden düzenlenmiştir. Taş üzerinde Yücel’in 1974 tarihli “Sevgi Duvarı” şiirinin son dizesi yer almaktadır: “Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi.” Bu dize, sanatçının düşünsel duruşunun da özeti niteliğindedir.
Yücel’in eşi ressam Güler Yücel de 2020 yılında vefat etmiş ve eşinin yanına defnedilmiştir.
Kalabalığın Dışında Bir Sükûnet Alanı
Datça yaz aylarında yoğun turist akınına uğrasa da mezarlık, dini bayram arefeleri dışında genellikle sakin bir atmosfere sahiptir. Bu yönüyle İskele Yeni Mezarlığı, kalabalık turistik mekânların dışında, ziyaretçilerine düşünme ve hatırlama imkânı sunan bir alan oluşturmaktadır.
Mezarlık ziyareti sonrasında Eski Datça’da bulunan ve halk arasında “Can Evi” olarak bilinen konutun dışarıdan görülmesi mümkündür. Yücel’in 1980’li yıllardan itibaren yaşamını sürdürdüğü bu ev, bugün sembolik bir kültürel durak niteliğindedir.
Sonuç olarak İskele Yeni Mezarlığı, yalnızca bir defin alanı değil; Tahtacı geleneğinin, farklı inançların ve edebî mirasın kesiştiği çok katmanlı bir kültürel bellek mekânı olarak değerlendirilebilir.


Kalabalığın Dışında Bir Saygı Mekânı
Datça ve çevresi yazın serin kışın ılık olduğundan, Datça’ya her mevsim gidebilirsiniz. Fakat son yıllarda tatilcilerin gözdesi olduğundan kalabalıklaşan Datça’dan farklı olarak mezarlık, dini bayram arefeleri dışında her zaman tenha olmaktadır. İskele Yeni Mezarlığına (‘hoşgörü mezarlığı’) giderek, Tahtacılara ve Can Yücel’e saygı duruşunda bulunabilir veya ruhlarına Fatiha okuyabilirsiniz.
Ben de bu yarımadayı
Kucağıma kapıp öleceğim,
Ne gâvurun, ne müslümanın…
Hiçbiriniz görmeyeceksiniz artık o güzel yeri
İşte bu şairin ve ölümün emri…
Can YÜCEL
Eski Datça’da Can Yücel’in İzinde
NOT: Mezarlığı ziyaret ettikten sonra bugün artık oteller, lokantalar ve barlarla dolu bir yer haline gelmiş olan eski Datça’yı ve Can Yücel’in buradaki evini de (Can Evi) görmeye gidebilirsiniz. Ziyarete kapalı olan Can Evi’nin kapısı, onun şiirleri ve eşi Güler Yücel’in resimlerinin güneşten solmuş kopyaları ile dolu. Can Yücel ve eşi bu evde 1980’lerin sonundan itibaren oturmaya başlamış. Güler Yücel resim yaparken, kendisi de şiirler yazmış. Can Yücel’in sıkça uğradığı Orhan’ın Yeri’nde ise ‘Can Baba burada’ yazısının altında fotoğraf çektirebilirsiniz.


- Kaynaklar (Opsiyonel):
Büyükokutan A., “Muğla Yöresi Alevî Türkmenlerinde Ölümle İlgili İnanç ve Pratikler”, Türklük Bilimi Araştırmaları Dergisi, XXI/2007-Bahar - Yücel, C., Mekânım Datça Olsun, Modern Türk Edebiyatı Klasikleri, 1. Basım, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2024
- https://bianet.org/haber/can-yucel-in-mezari-parcalandi-132238 (E. T.: 27/11/2024)
- https://youtu.be/5Nr_9otwblg?si=CfkNa7yH4WnGcWpG (E. T.: 27/11/2024)
- https://www.turizmgunlugu.com/reklam/