13.03.2026 14:05
Sümeyra Çakır, “Ortak Hayal” buluşmaları kapsamında dün Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde (NHKM) düzenlenen etkinlikle anıldı. Kadıköy’de gerçekleştirilen programda sanatçının yaşamı, müziği ve bıraktığı kültürel miras konuşuldu.
NHKM’nin “Ortak Hayalin Çağrısı: Yürüyelim!” başlığıyla yaptığı çağrı, sergiyle birlikte farklı bir anlam kazanarak katılımcıları ortak bir hayal etrafında buluşmaya davet etti. Etkinlikte, “enformasyon çağı” olarak adlandırılan dönemde bireycilik ve rekabet anlayışına karşı kolektif üretim ve dayanışmanın önemine vurgu yapıldı. Programda, sanatçı kimliği ve yorumuyla hafızalarda yer edinen Sümeyra Çakır’ın şarkıları ve yaşam öyküsü üzerinden bir anma gerçekleştirildi. Katılımcılar, sanatçının müziğiyle bıraktığı izleri ve toplumsal bellekteki yerini paylaştı.
Sümeyra Çakır, NHKM’de anıldı: Şarkı ve şiirlerle hatırlandı
Sümeyra Çakır, Nâzım Hikmet Kültür Merkezi (NHKM) tarafından düzenlenen “Ortak Hayal” buluşmaları kapsamında Kadıköy’de gerçekleştirilen etkinlikle anıldı. Sanatçının yaşamı ve müziği, şarkılar ve şiirler eşliğinde hatırlandı.
Geçen yaz NHKM’de açılan “Ortak Hayal” sergisi, Nâzım Hikmet etrafında şekillenen ve dostluk, yoldaşlık ile üretim ilişkileriyle oluşan kültürel çevreyi ele alıyordu. Sergiyle birlikte ortaya atılan “Ortak Hayalin Çağrısı: Yürüyelim!” çağrısı ise bireycilik ve rekabet anlayışına karşı kolektif üretim fikrini öne çıkarmayı amaçladı. Bu çağrı, düzenlenen buluşmalarla somut bir etkinlik dizisine dönüştü.
Belgesel gösterimi ve türküler
Etkinlikte NHKM Sinema Topluluğu’nun 2005 yılında çektiği “Serçelerin Süvarisi–Sümeyra” belgeseli gösterildi. Gösterimin ardından sanatçının yaşamından kesitler ve repertuvarından türküler seslendirildi.
Programda Diyar Kılıç Mert ve Boran Mert “Yemen Türküsü”nün yanı sıra Nâzım Hikmet’in “Varna” ve “Hiroşima” şiirlerini yorumladı. Dilek Özdemir “Seher Yeli”, Kadir Demirel ise “Allı Turnam” ve “Benim Kâbem İnsandır” eserlerini seslendirdi. Günselin Seda Çetinkaya, Şimal Ertekin ve Nurevşan Kırçiçek’in yer aldığı bölümde “Malan Bakır” ve “Bir Gün Silinip Yok Olur Zorbalar” yorumlandı. Etkinlik, tüm sanatçıların birlikte söylediği “Ellerinde Pankartlar” eseriyle sona erdi.
“Bir duruş ve mücadele”
Etkinliğin yürütücülerinden opera sanatçısı ve müzisyen Günselin Seda Çetinkaya, Sümeyra Çakır’ın yalnızca güçlü bir yorumcu olmadığını belirterek, sanatını toplumsal sorumlulukla birleştiren bir figür olduğunu söyledi. Çetinkaya, sanatçının 1970’lerin politik ve kültürel atmosferinde türküleri şiir ve sahne anlatımıyla bir araya getirdiğini ve sürgün yıllarında da müziğini dayanışmanın dili olarak sürdürdüğünü ifade etti.
Ruhi Su ile başlayan yol
Sümeyra Çakır’ın müzik yolculuğu, 1975 yılında kurulan Ruhi Su Dostlar Korosu ile başladı. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde mimarlık eğitimi alan Çakır, bir konserde Ruhi Su’nun sesini dinledikten sonra türkü söylemeye yöneldi. Daha sonra İstanbul Belediye Konservatuvarı Ses Bölümü’nde eğitim aldı ve uzun süre Ruhi Su’dan ders gördü.
Sanat yaşamı boyunca halk müziğini sahnede farklı bir estetik anlayışla yorumlayan Çakır, 43 yıllık yaşamı boyunca emek, dayanışma ve toplumsal mücadele temalarını müziğiyle dile getiren sanatçılar arasında yer aldı.