14.03.2026 15:38
Sümeyra Çakır, “Ortak Hayal” buluşmaları kapsamında dün Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlikle anıldı. Şarkıları ve sanat yaşamıyla iz bırakan Çakır için gerçekleştirilen programda belgesel gösterimi, türkü ve şiir dinletileri yer aldı.
Geçen yaz NHKM’de açılan “Ortak Hayal” sergisi, Nâzım Hikmet etrafında şekillenen kültürel çevreyi ve ortak üretim ilişkilerini odağına alıyordu. Sergi sonrasında yapılan “Ortak Hayalin Çağrısı: Yürüyelim!” açıklaması ise bireyciliğin ve rekabetin öne çıktığı çağda kolektif üretim fikri etrafında buluşma çağrısı yapmıştı. “Ortak Hayal” buluşmaları da bu çağrının somut bir uzantısı olarak düzenleniyor.
Belgesel gösterimi ve türkü dinletisi
Etkinlikte NHKM Sinema Topluluğu’nun 2005 yılında çektiği “Serçelerin Süvarisi – Sümeyra” belgeseli gösterildi. Gösterimin ardından sanatçının yaşamından kesitler eşliğinde türküler ve şiirler seslendirildi.
Programda Diyar Kılıç Mert ve Boran Mert “Yemen Türküsü” ile birlikte Nâzım Hikmet’in “Varna” ve “Hiroşima” şiirlerini yorumladı. Dilek Özdemir “Seher Yeli”, Kadir Demirel ise “Allı Turnam” ve “Benim Kâbem İnsandır” türkülerini seslendirdi. Günselin Seda Çetinkaya, Şimal Ertekin ve Nurevşan Kırçiçek “Malan Bakır” ve “Bir Gün Silinip Yok Olur Zorbalar” eserlerini söyledi. Gece, sanatçıların birlikte seslendirdiği “Ellerinde Pankartlar” ile sona erdi.
“Bir duruş ve mücadele”
Etkinliğin yürütücüsü, opera sanatçısı ve Ruhi Su Dostlar Korosu’nun eski şefi Günselin Seda Çetinkaya, Çakır’ı “güçlü bir yorumcu” olarak tanımladı. Çetinkaya, Çakır’ın yalnızca bir müzisyen olmadığını belirterek onun sanatını toplumsal sorumlulukla birleştirdiğini vurguladı.
Çakır’ın özellikle 1970’lerin politik ve kültürel atmosferinde türkülerle halkın hikâyelerini sahneye taşıdığına dikkat çeken Çetinkaya, sürgün yıllarında bile müziğini bir dayanışma dili olarak sürdürdüğünü söyledi. Ona göre Sümeyra Çakır, yalnızca bir sanatçı değil; aynı zamanda “bir duruş, bir hafıza ve mücadele”yi temsil ediyor.
Politik müzik sahnesinde bir kadın sanatçı
Etkinliğin Dünya Emekçi Kadınlar Günü haftasında yapılmasının da ayrı bir anlam taşıdığı belirtildi. Çetinkaya, 1970’lerde politik müzik sahnesinin çoğunlukla erkek sanatçıların görünür olduğu bir alan olduğunu hatırlatarak, Çakır’ın güçlü yorumu ve sahne duruşuyla bu alanda kendine özgü bir yer açtığını ifade etti.
Ruhi Su ile başlayan müzik yolculuğu
Çakır’ın müzik yolculuğu, Dostlar Korosu’nun kuruluş süreciyle başladı. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde mimarlık okurken Ruhi Su’nun sesini dinlemesi hayatında bir dönüm noktası oldu. Daha sonra İstanbul Belediye Konservatuvarı’nda eğitim alan Çakır, Ruhi Su’dan beş yıl ders aldı ve Dostlar Korosu’nun önemli isimlerinden biri haline geldi.
43 yıllık yaşamında halk türkülerini ve emek mücadelesinin sesini sahneye taşıyan Sümeyra Çakır, müziğinde “insan ve toprak kokusunu” taşıyan yorumuyla hafızalarda yer etmeye devam ediyor.