22.04.2026 14:29
10 yıl önce Premier League şampiyonluğuyla futbol tarihine geçen Leicester City, kötü yönetim, hatalı transfer politikaları ve mali sorunlar nedeniyle üçüncü lige geriledi. Hull City beraberliğiyle düşüş kesinleşirken, kulüp içindeki kriz derinleşti
Leicester City, sahasında Hull City ile 2-2 berabere kalarak League One’a düşmeyi matematiksel olarak kesinleştirdi. Son dört sezonda üçüncü kez küme düşen kulüp için bu tablo, tamamen kendi hatalarının sonucu olarak değerlendiriliyor.
2015-16 sezonunda Premier League şampiyonluğu yaşayan Leicester’ın bugün geldiği nokta, birçok kesim tarafından “futbolun doğası” olarak yorumlansa da kulübe yakın çevreler bu görüşü reddediyor. Leicester’ın eline geçen tarihi fırsatı değerlendiremediği ve güçlü konumunu kendi elleriyle kaybettiği ifade ediliyor.
Telegraph’ın haberine göre taraftarların ruh hali öfke ile umursamazlık arasında gidip geliyor. Oyunculara yönelik tepkiler giderek artarken, kulüp yönetimine olan güven neredeyse tamamen kaybolmuş durumda.
Kulüp sahibi Aiyawatt Srivaddhanaprabha’nın iyi niyetine rağmen, yönetimi döneminde ciddi hatalar zinciri yaşandı. Özellikle futbol operasyonlarının başındaki Jon Rudkin’e duyulan tepki dikkat çekiyor. Rudkin’in şehirde rahat dolaşamadığı dahi iddia ediliyor.
Şubat ayında finansal kuralların ihlali nedeniyle verilen 6 puan silme cezası da kulübün çöküşünü hızlandıran önemli bir darbe oldu.
KRİZİN ARDINDA PLANSIZLIK VE KONTRAT SORUNLARI
Kulübün organizasyon yapısında son dönemde değişiklikler yapılmış olsa da bunun çok geç kaldığı belirtiliyor. Yaz dönemine girilirken 15 oyuncunun sözleşmesinin sona erecek olması, profesyonel bir kulüp için ciddi bir yönetim zafiyeti olarak görülüyor.
Benzer bir durum 2022-23 sezonunda da yaşanmış, oyuncuların gelecekleri belirsiz kalmıştı. Bu durumun sahadaki performansı doğrudan etkilediği ifade ediliyor.
SAHADA GERGİNLİK: TARAFTAR-TAKIM GERİLİMİ
Takım ile taraftar arasındaki kopuş giderek derinleşti. Orta saha oyuncusu Harry Winks’in Portsmouth deplasmanı sonrası taraftarlarla tartışması, bu kopuşun en somut örneklerinden biri oldu.
Bu bağlamda bir dönem kulübü zirveye taşıyan takım ruhunun tamamen ortadan kaybolduğu belirtiliyor. 100 milyon sterlinlik modern tesisler, kulübün “underdog” kimliğini kaybetmesine neden olmakla eleştiriliyor.
KOLTUK DEĞİŞTİ AMA SONUÇ DEĞİŞMEDİ
Şubat ayında geçici teknik direktör olarak göreve getirilen Gary Rowett, savunmayı toparlamasına rağmen beklenen çıkışı sağlayamadı. 11 maçta yalnızca 1 galibiyet alınırken, 7 karşılaşma beraberlikle sonuçlandı.
İstatistikler de sorunun derinliğini ortaya koyuyor. Son beş maçta 99 şut çekilmesine rağmen yalnızca 3 gol atılabildi.
YANLIŞ TRANSFERLER KULÜBÜ ZORLUYOR
Kulübün son yıllardaki en büyük sorununun yanlış transfer politikası olduğu vurgulanıyor. Yüksek maaşlarla alınan oyuncuların elden çıkarılamaması finansal yükü artırdı.
Orta saha oyuncusu Wilfred Ndidi’ye haftalık 100 bin sterlini aşan maaş verilmesi, bu politikanın örneklerinden biri olarak gösteriliyor.
2025 yılında Wrexham AFC’nin Conor Coady transferinde Leicester’ın oyuncunun maaşının bir kısmını ödemeye devam etmesi de dikkat çekti. Ocak transfer döneminde forvet alınmaması ise kadroyu dengesiz bıraktı.
GELECEK BELİRSİZ AMA YÖN NET
League One’a düşüş, kulübün mali yapısı üzerinde ciddi baskı yaratacak. “Parachute payments” olarak bilinen gelir desteklerinin 2027-28 sezonunda sona erecek olması, kulübü hızlı şekilde üst lige çıkma zorunluluğuyla karşı karşıya bırakıyor.
Oyuncuların maaşları düşecek olsa da birçok ismin takımdan ayrılması bekleniyor. Abdul Fatawu başta olmak üzere genç yeteneklere talipler bulunuyor.
Kulübün geleceğini altyapı üzerine kurmayı planladığı ve taraftarla bağları yeniden güçlendirmeye çalışacağı ifade ediliyor.
KAÇAN FIRSATLAR VE BAŞLAYAN ÇÖKÜŞ
Leicester’ın düşüş sürecinin 2021 yaz transfer dönemine kadar uzandığı belirtiliyor. O dönemde teknik direktör Brendan Rodgers’a 50 milyon sterlinden fazla bütçe verilmesine rağmen kadro doğru şekilde güçlendirilemedi.
2018 yılında kulüp sahibi Vichai Srivaddhanaprabha’nın hayatını kaybetmesi de yönetim yapısını zayıflatan önemli bir kırılma noktası oldu.
Ayrıca Youri Tielemans, Jonny Evans, Ayoze Perez, Kelechi Iheanacho ve Çağlar Söyüncü gibi önemli oyuncuların bedelsiz ayrılması ciddi eleştiri aldı.