Cenevre Üniversitesi’nin araştırmasına göre 100 yaş üzerindeki bireylerin kanında gençlerle ortak 37 kritik protein bulundu. Bulgular, antioksidanlara dair yaygın kabulleri de tartışmaya açtı.
İsviçre’deki Cenevre Üniversitesi (UNIGE) Tıp Fakültesi tarafından yürütülen kapsamlı bir araştırma, uzun yaşamın biyolojik temellerine ışık tuttu. Çalışmada, 100 yaşını aşan bireyler ile 30-60 yaş aralığındaki yetişkinlerin kan değerleri karşılaştırıldı
Elde edilen bulgular, ileri yaştaki bireylerin biyolojik olarak farklı bir yaşlanma süreci geçirdiğini ortaya koydu. Araştırmada, uzun ömrün yalnızca genetik şansla açıklanamayacağı, kanda bulunan belirli protein yapıların da bu süreçte etkili olduğu belirtildi.
Kanda “gençlik” izleri bulundu
Araştırma kapsamında 100 yaş üzerindeki bireylerden alınan kan örneklerinde toplam 724 farklı protein türü incelendi. Analizler sonucunda, bu kişilerin kanında, 30-60 yaş grubundaki bireylerde de bulunan 37 kritik proteinin ortak olduğu tespit edildi.
Bilim insanları, söz konusu proteinlerin yaşlanma sürecine karşı koruyucu bir rol üstlendiğini ve vücudun doğal direnç mekanizmasının bir parçası olduğunu ifade etti. Bu durumun yalnızca yaşam süresini değil, aynı zamanda yaşam kalitesini de doğrudan etkilediği vurgulandı.
Antioksidanlara ilişkin yaygın görüşler sorgulanıyor
Çalışmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de oksidatif stres ile antioksidanlar arasındaki ilişkiye yönelik oldu. Araştırmada, 100 yaşını aşan bireylerde antioksidan protein seviyelerinin daha düşük olduğu belirlendi.
Araştırmayı yürüten isimlerden Prof. Karl-Heinz Krause, bu durumu bir çelişki olarak değil, biyolojik verimliliğin göstergesi olarak değerlendirdi. Krause, söz konusu bireylerde oksidatif stres seviyesinin doğal olarak düşük olduğunu, bu nedenle vücudun daha fazla antioksidan üretme ihtiyacı duymadığını ifade etti.
Metabolik denge dikkat çekiyor
Araştırmada ayrıca, ileri yaştaki bireylerin yağ metabolizmasıyla ilişkili protein seviyelerinin daha dengeli olduğu saptandı. Normal şartlarda yaşla birlikte artması beklenen bu proteinlerin düşük seviyelerde kalmasının, kalp ve damar sağlığının korunmasında etkili olduğu değerlendiriliyor.
Öte yandan, kan şekerinin düzenlenmesinde rol oynayan DPP-4 proteininin de bu kişilerde daha düşük seviyelerde olduğu belirlendi. Uzmanlara göre bu durum, metabolik dengenin korunmasına katkı sağlıyor.
Güncellenme: 14 Nisan 2026 23:23
Kaynak ve Görsel: https://www.cumhuriyet.com.tr/yasam/uzun-yasamin-biyolojik-haritasi-100-yasini-asanlarin-kanindaki-37-gizli-protein-2495255